Maliyetten kastımız nedir?
Sabah uyanışımızdan, durmaksızın nefes alıp verişimize, öğle vakti sipariş ettiğimiz yemekten, arkadaşlarımızla akşam muhabbet etmemize kadar her duygu, düşünce ve faaliyetimizin rahatça fark edebildiğimiz ya da hiç haberdar dahi olmadığımız bazı maliyetleri vardır. Bunlardan en önce akla geleni para, sonra zaman ve enerjidir… Ancak bugün bahsedeceğimiz maliyet, bütün tahminlerden uzak, ruhsal değişimin kendisine özgü bir süreç olarak ortaya çıkmaktadır: yas süreci.
“Yas” en basit hâliyle bir kaybın ardından gelen duygu durumunda değişiklik, üzüntü, hüsran hâli olarak tanımlanabilir. O hâlde ruhsal değişim ve kazançlarından bahsederken, son noktada değişmiş ve kazanmış bireyler olmak; aynı zamanda ardından yas tutacağımız bazı kayıplar ve farkındalıklarla yüzleşmek anlamına gelmektedir.
Maliyetten kastımız bu ağır ve zorlu yas sürecidir.
Peki, neyin yasından bahsediyoruz?
Konumuz gereği yas hâlinin terapide hangi durumlarda ve ne şekillerde ortaya çıktığını konuşacağız ancak bu, ruhsal iyileşmenin yalnızca bu yoldan sağlandığı anlamına gelmez. Hayatta bazen yaşadığımız önemli anlar, aldığımız radikal kararlar, maneviyat ve dinin hayatımızdaki yerinin artması ya da azalması gibi çeşitli durumlar ruhsal hâlimizi etkiler ve değiştirir. Bu süreçlerin her biri, bireyin kendisine has eşikleri aştıkları takdirde kaçılması mümkün olmayan bir yas sürecini başlatacaktır.
Gelelim terapide ortaya çıkan yas sürecine. Genel kanının aksine, terapinin insanlara mutluluğun kaynağını keşfettirmek, onları hiç olmadıkları biri hâline getirmek ya da süreç boyunca mutlu olacaklarını garantilemek gibi bir iddiası yoktur. Bu bahsettiklerimin tam zıddı olarak, terapi oldukça sancılı bir süreçtir. Haftalarca devam eden, kendimize dair düşünmelerimiz; hayatımızı, hislerimizi, davranışlarımızı ve düşüncelerimizi baştan sona değerlendirmemiz, bizi kim olduğumuzu anlamak yönünde sancılı ancak verimli bir yola başlatır.
Bu yola atılan ilk adım itibarıyla yas, gittikçe büyüyen bir gölge gibi peşimize takılmış demektir. İlerleyişimiz, yası duygusal anlamda yükler ve yükler... Terapide öyle bir noktaya gelinir ki ister istemez kuvvetle yüklenmiş yas, bizim gölgemiz olmaktan çıkar ve baş etmemiz gereken bir durum hâline gelir. Bu yas hâline bir ad vermek gerekseydi çeşitli seçeneklere sahip olabilirdik: Kaybedilen yılların yası, gençliğin yası, kendimizi konumlandırdığımız yerin yanlış olduğunu fark etmemizin yası ve belki de en önemlilerinden biri: Hastalığı, kendiliği değiştirme yası…
Sizin sonraki seansa hiç yokken birden depresif duygu durumu içinde gelmeniz, iyi bir terapist için çok güzel bir haberdir. Ancak madalyonun öteki yüzünde, ciddi bir yas sürecine girmiş birey için çok büyük bir maliyet ödeme vaktidir… Yıllar boyunca iyi ya da kötü bir şekilde yaşadığı bu ruhsallık artık değişmeye gebedir ve öncekinden farklı bir hâle gelecektir.
Bu maliyet bazen çok ağır ve kaldırılamaz olduğunda kişi, karşılamayı reddeder ve bütün süreci bitirerek hasta ama “mutlu” olduğu hâline geri dönmek ister.
Kayseriliyim. İstanbul imam-hatip lisesinden 2020, İstanbul üniversitesi psikoloji bölümünden 2024 yılında mezun oldum. Şu anda terapistlik yapıyorum.
Psikoloji alanında yazılar yazıyorum. Yanı sıra şiir ile ilgileniyorum.